Binlerce yıllık çam ormanları, sıçrayan sular ve kalplere kazınmış bir aşk hikâyesi… Edremit’in kıyılarından Kazdağları’nın derinliklerine doğru çıktığınız bu yolculukta sizi iki efsanevi nokta bekliyor: Sütüven Şelalesi ve Hasanboğuldu Göleti. İlyada Tur olarak bu toprakları adım adım keşfetmiş bir ekip olarak, bu iki doğa harikasını size en özgün biçimiyle aktarmak istedik.
Kazdağları’nın Kalbi: Sütüven Şelalesi
Adını eski bir Türkçe sözcükten alıyor Sütüven. “Tüvleyen su”, yani sıçrayan, zıplayan su. Ve gerçekten de o isim bu şelaleye biçilmiş kaftan gibi yakışıyor.
Sarıkız Yaylası’ndan doğup Kızılkeçili Çayı üzerinden akan Sütüven Şelalesi, deniz seviyesinden yaklaşık 798 metre yükseklikte, Edremit-Akçay karayolundan içeride zeytinliklerin arasına gizlenmiş bir doğa harikasıdır. Su, 17 metre yüksekten aşağıya düşerek çevresini beyaz bir sis perdesiyle sarar. Bu anı ilk kez gören herkes, bir an için nerede durduğunu unutur.
Kazdağları’nın en ünlü doğal güzelliklerinden biri olan Sütüven Şelalesi, yaz aylarında 200 bine yaklaşan ziyaretçisiyle bölgenin en çok sevilen durağı hâline gelmiştir. Ama şelaleyi en saf hâliyle görmek istiyorsanız ilkbaharın başı ya da sonbahar sizi bekliyor. Sular coşkulu, doğa henüz bakir, kalabalık ise minimal.
Şelaleye ulaşmak için Zeytinli Beldesi’nden geçip Beyoba Köyü yönüne ilerlemeniz yeterli. Koruma altında olan şelale, çam ormanlarıyla kaplı bir vadinin arasından akıyor; yol boyu zeytin yağı, çam balı ve çiçek balı satan köylülere rastlamak mümkün. Bu kısa yolculuk bile başlı başına bir deneyim.
Romalılardan Kalan İzler: Yolun Kenarındaki Tarihe Dikkat!
Sütüven’den Hasanboğuldu’ya doğru yürürken sol tarafınıza bakın. Romalılardan kaldığı düşünülen su kemerlerinin sütunları, bu iki eşsiz noktayı birbirine bağlayan patika boyunca sizi selamlıyor. Doğanın içinde tarihin sessiz tanıkları… İlyada Tur gezilerinde rehberlerimizin en çok durduğu noktalardan biri de tam burasıdır; çünkü Edremit sadece doğasıyla değil, binlerce yıllık tarihi katmanlarıyla da büyülüyor.
Hasanboğuldu Göleti: Bir Aşk Masalının Adresi
Kazdağları’nın gizemli ve büyüleyici doğasında, hem yeşilin en güzel tonlarını hem de hüzünlü bir aşk hikâyesinin fısıltılarını barındıran eşsiz bir nokta: Hasanboğuldu Göleti. Sütüven Şelalesi’nden birkaç dakikalık yürüyüşle ulaşılan bu gölet, doğal bir kayanın havuz hâline dönüştüğü, şelaleyi ziyaret edenlerin mola verdiği huzurlu bir nokta olmaktan çok daha fazlasını taşıyor içinde. Burada akan sadece su değil, yüzyıllardır dilden dile dolaşan bir efsane.
Hasanboğuldu Efsanesi: Hasan ile Emine’nin Hüzünlü Hikâyesi
Her güzel yerin bir hikâyesi vardır. Hasanboğuldu’nun hikâyesi ise yüreğe dokunur türden.
Rivayete göre Edremit pazarı eskiden de bugün gibi Çarşamba günleri kurulurdu. Çevre köylerin halkı ürünlerini pazara getirir, ihtiyaçlarını alarak geri dönerdi. İşte bu pazarda bir gün iki genç karşılaşır: Hasan ile Emine. Gönüller birbirine düşer, ama iki aile arasında derin bir husumet vardır. Kavuşmak imkânsız görünmektedir.
Emine durumu Hasan’a anlatır; başka yapacak bir şey olmadığını anlayan Hasan, sevdiğine kavuşmak için ağır bir tuz çuvalını sırtına alır ve ikisi birlikte yola düşer. Tuz, o dönemde bir oba için en değerli varlıklardan biridir ve bu yük, Hasan’ın gücünü aşan bir sınavdır. Yol dere içinden geçmektedir; taşların üzerinden atlayarak ilerlerler. Bahçıvanlık yapan Hasan, bu tür yüke alışkın değildir; Sütüven Şelalesi’ne geldiklerinde yorulmaya başlamış, tuz sırtını yakmaya başlamıştır.
Gökbüvet denilen yere vardıklarında gücü tamamen tükenen Hasan yere düşer. Emine onu yüreklendirmeye çalışır, gelecekteki güzel günleri anlatır; fakat Hasan bir türlü kalkamaz. Emine sabah olunca Gökbüvet’e koşar ama Hasan yoktur artık. Zeytinli’ye, Edremit’e koşar; kimse Hasan’ı görmemiştir.
Günler sonra Gökbüvet’te Hasan’ın gömleğini ve kendisine verdiği çevreyi bulan Emine, “Sana kavuşmaya geliyorum Hasan’ım” diyerek kendini Gökbüvet’in başındaki çınara asar. O günden sonra Gökbüvet’in adı Hasanboğuldu, Emine’nin son dokunuşunu bıraktığı çınara da Emine Çınarı denmektedir.
Bugün Hasanboğuldu’nun başında durup suların sesini dinlediğinizde, bu hikâyeyi bir an için düşünmeden edemezsiniz. İlyada Tur olarak biz de bu duyguyu ziyaretçilerimizle her seferinde yeniden yaşarız.
Pratik Bilgiler: Sütüven ve Hasanboğuldu’ya Nasıl Gidilir?
Şelaleye özel araçlarla ulaşım oldukça rahat. Edremit merkezden veya Akçay gibi sahil kasabalarından kalkan minibüslerle ya da özel araçla ulaşım mümkün; gelenler için geniş bir otopark alanı da mevcut.
- Adres: Zeytinli Beldesi, Edremit / Balıkesir (Kazdağları Milli Parkı sınırları içinde)
- En iyi ziyaret zamanı: Nisan–Haziran ve Eylül–Ekim ayları (sular en coşkulu, hava en latif)
- Yürüyüş süresi: Otopark – Sütüven arası yaklaşık 10 dakika; Sütüven – Hasanboğuldu arası 15–20 dakika
- Giriş ücreti: Kazdağları Milli Parkı giriş tarifesi uygulanmaktadır (güncel bilgi için parkı arayın)
- Yeme–içme: Şelalenin çevresinde restoran ve büfeler bulunmakta; köylüler tarafından kurulan tezgahlarda yöresel ürünler satılmaktadır.
İlyada Tur ile Keşfetmek Farklıdır
Edremit Körfezi’nin bu topraklarını yıllardır adım adım gezen bir ekip olarak biliyoruz ki bir yeri gerçekten tanımak için orada yaşayanların gözünden görmek gerekiyor. İlyada Tur, Sütüven ve Hasanboğuldu’yu sadece bir “durak” olarak değil, içinde tarihi, kültürü ve doğanın mucizesini taşıyan birer deneyim alanı olarak sunar.
Romalı su kemerlerinden Emine Çınarı’na, yöresel baldan çam ormanlarının kokusuna uzanan bu yolculuğu sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyoruz. Edremit’in gizli cennetlerini keşfetmeye hazır mısınız?
📍 İlyada Tur Edremit gezileri hakkında bilgi almak için bize ulaşın.
Kaynaklar: Edremit Kaymakamlığı Hasanboğuldu Efsanesi, Kazdağları Milli Parkı bilgi panoları, yerinde gözlem notları.






